Bu yazıları okumayın
ÇALIŞMAYAN PERFORMANS SİSTEMLERİ!!...

Nasıl çalışır hale getirilebilir?



Yeni iş kanunun devreye girmesi ile şirketlerimizde şu veya bu şekilde performans sistemi kurmak ve çalıştırmak, her şirket sahibinin veya yöneticisinin boynunun borcu oldu… Hele istediği performansı elde edemediği (Performans standartları belirlenmiş miydi?) elemanı işten çıkarmak istiyorsa… (Kim daha mutlu ve verimli iş ortamından bahsetmiş idi?)

Peki, zaten birçok şirket veya organizasyon yıllardan bu yana kendilerine ve amaçlarına hizmet edecek performans sistemlerini kurmak ve bu sistemlerin başarı ile çalışması için çaba harcıyorlardı; şimdi neler olacak? İnsan kaynaklarındaki arkadaşlarım bu sürece ömürlerini verdiler, şirketler(bazıları) binlerce dolar harcadılar. Geleneksel yaklaşımlar, yukarıdan aşağıya inen tek yönlü performans değerlendirmeleri, otokratik yöneticiler, düşünen organizasyonlarla, düşünen çalışanlarla ne yapacaklar? Bu sistemler ve süreç nasıl çalışacak?

Öncelikle geleneksel performans sistemlerine ve bunların neden istediğimiz gibi işlemediğine bakalım:

Performans değerlenme süreci üzerinde yapılan araştırmalar, yöneticilerin birçoğunun bunu büyük bir gönüllükle yapmadığını göstermiştir. Birçok yöneticinin üç-dört veya on beş-yirmi kişinin formu doldurmaktansa yapacağı daha önemli işleri vardır. Burada yapılan hatalar maalesef tüm sürecin ölmesine neden olabilmektedir.

Hata 1:
Beraber çalıştığımız ekibimizin üyelerinden beklediğimiz performansı planlamaktan daha çok zamanı performansı değerlendirmede harcamaktayız


Performans dönemi öncesinde, ne beklediğimizi tam ve net açıklamamız, dönem sonunda ise performansı hangi kriterlere göre nasıl ölçeceğimizi önce kendimize, daha sonra da kendisinden performans beklediğimiz elemanımıza açıklamadığımız takdirde, dönem sonunda performans formuna ne yazacağız diye daha fazla düşünmemiz gerekmektedir. Bu da süreci can sıkıcı hale getirmektedir. (Üfff, şimdi ben ne yazacağım, bir şeyler karalayayım, insan kaynakları gerisini tamamlasın!!?) Peki, bu arada insan kaynakları uzmanlarına performans dokümanlarının tamam olması konusunda bazen fazla mı baskı yapıyoruz? (Evet, yapıyoruz, yapıyoruz… Performans formlarının zamanında toplanması, sonuçların rapor edilmesi, bizim performans değerlendirme kriterimiz değil mi?) Yoğunlaşmamız gereken asıl konu olan, performans değerlendirme sisteminin amacına hizmet etmesi gerekliliğini göz ardı edebiliyoruz.

Hata 2:
Performans yönetim sistemlerine ve uygulayıcılarına amacı dışında yük vermek


Eğer yolda hız limitini aştığınızda trafik cezanıza itiraz edebildiğinizi varsayalım (Çok mümkün değil ama..). Mahkemede trafik polisi “Hakim Bey, bu şoförü 5 üzerinde 2 olarak değerlendirdim. Kendisi suçludur.” derse ne hissedersiniz? Hakim sizi, aldığınız iki puan üzerinden cezalandırdığında ne diyebilirsiniz? Siz insan kaynakları üyesi olarak, iş mahkemesinde gerçek performansı ölçmeyen performans sistemleri ile karar alındığında neler hissedeceksiniz? (Tehlikeli sularda dolaşıyoruz, ama olsun…) Yöneticiler bu şekilde bir performans raporuna gerçekten imza atmak istiyorlar mı? Son zamanlarda iş mahkemelerine şahit olarak çağrılan yöneticilerin yerine avukatları gidiyor. Buna gerçekten gerek var mı? Yöneticilerimize adli sistemlerle uğraşma stresini niye yaşatıyoruz? Bu şekilde ekip çalışmasından kurum içinde bahsetmek ne derecede mümkün? (Bunu yaşamamanızı diliyorum…)

Hata 3:
Performans yönetim sistemleri, şirketlerin ve kişilerin performanslarını geliştirmek, kurum içinde iletişimi arttırmak amacı ile kurulurken, uygulamada günah keçilerini tanımlıyoruz


İnsanlar hatalarından, yaptıkları yanlışlardan öğrenmeyeceklerse, nerede ve nasıl öğrenecekler? Performans sistemleri ile organizasyonumuz içindeki kötüleri ilan etmek, onları dışlamakla kurum ve kişiler nasıl öğrenecekler? Performans geri bildirim sistemi, tanımlanmış, belirlenmiş işlerin neden ve nasıl yapılmadığını ve bundan sonra nelerin farklı yapılması gerektiğini tanımlamak süreci değilse, kuruma katkısı ne? (Arkadaşlar lütfen farklı düşünmeye başlayalım...)

Hata 4:
Geçmişte yaşadığımız puanlama deneyimlerimizi hala günümüzün ihtiyaçlarına göre güncelleyemiyoruz


Bildiğiniz üzere, performans sistemlerinin sonucunda bir puanlama vazgeçilmezdir. Sistem, ne kadar geri bildirim gibi güzel ve amacına hizmet eden yapıda da olsa, bir puanlama/notlama kaçınılmazdır. İki saatlik toplantının sonunda “Sana, yaptığım değerlendirmeye göre 5 üzerinden 3 veriyorum. Bu arada sana verdiğim geri bildirimleri unutma!” der. Bu notlama ne kadar doğru ve adildir? Değerlendirilen daima adil olmadığını, değerlendiren ise adil olduğunu iddia eder. Bununla beraber içinde bir duygu, kararını sorgulamaya devam eder. Bu, geçmişte yaşadıklarımızın bizi bırakmayan korkunç hayaletinin sonucudur. Dün, biz de değerlendirilmiş ve doğruluğunu sorgulamıştık. Bugün de bizim elemanımız aynı sorgulamayı yapmakta. (Buna bir dur diyecek olan yok mu?)

“Performans sistemimiz ne kadar şeffaf? Ne kadar herkes tarafından bilinmekte? Performans planlamasında beraber karar aldık mı?” gibi soruları kendinize lütfen bir daha sorun...

Hata 5:
Performans sistemlerinin ücret ve ödüllendirme sistemleri bağlantısının açık ve net olmaması?


Performans sistemleri eninde sonunda bir noktada ücret ve ödüllendirme sistemlerine bağlanmaktadır. Birçok yönetici özellikle elemanın iyi ücret alması veya ödüllendirilmesi için performans sürecinin ulvi amacına değil, elemanına sağlayacağı haklara odaklanarak süreci tamamlamaktadır. Peki diyelim ki elemanınız ücret sisteminin cam tavanına çarptı ve artık ücret yapısının değişmesi imkanı yok. Şimdi ne olacak? Gözlemlenen deneyler, yöneticilerin performans sistemine güvenlerini kaybetme şikayetleri ve sürecin gereklerini yapmaktan kaçınma olarak ortaya çıkmakta. Burada hafızamızı tazelemek ve unuttuğumuz performans sisteminin amacını hatırlamamız gerekiyor.

Hata 6:
Sistemin kurulması ve işletilmesi konusunda insan kaynakları bölümüne siparişini veren şirket üst yönetimlerinin bu siparişi niçin verdiğini unutması ve bu sürece gerekli desteği vermemesi vakaları


Şirket yönetimleri genelde hafıza kaybına uğramakta ve amaçlarına hizmet edecek siparişlerini unutmakta. Burada insan kaynakları olarak yönetimin hafızasını canlı tutmak gibi bir misyonu maalesef biz de unutmaktayız. Krizler iş yaşamında daima olmuştur, bundan sonra da olmaya devam edecektir. Krizlerden sağlıklı ve güçlü çıkabilmeyi ne olduğumuzu, ne yaptığımızı, neyi yapmamamız gerektiğini bilerek başarabiliriz. (Birisi performans sisteminden bahsediyor galiba!) Performans sistemine niye ihtiyacımız olduğu konusunda kurum hafızasını canlı tutmak önemli bir başarıdır.

Hata 7:
Performans sistemlerinin yılda bir veya iki kere yapılan ritüelistik süreç olarak algılanması ve uygulanması


Sanılanın aksine performans geri bildirimi yıl içinde her hafta, her ay yapılabilecek bir süreçtir. Yeter ki nerede ve nasıl yapacağımıza karar verelim. Geri bildirim sürecimizi net ve anlaşılır şekle sokalım. (Offf, şimdi de her hafta bununla mı uğraşacağız? Bu adam deli herhalde... Benim satmam gereken dünya kadar malım var!) Şirketlerde çalışanlar işlerini nasıl yaptıklarını bilmek isterler. Kendi öngörüleri dışında, iş çevresindeki kişilerin değerlendirmelerini de duymak isterler. Yöneticiler geribildirim alışverişini performans yönetimi sisteminde uygulamak istemektedirler. Bölüm yöneticisi, ay bazında periyodik olarak 10–15 dakikalık kısa görüşmeler halinde çalışanlarla "Nasıl gidiyor?" konuşmaları yapabilirler. Bu küçük görüşmelerde yöneticiler çalışanlara, "İşini yaparken karşılaştığın en büyük güçlükler nelerdir? Bir sonraki dönem daha iyi bir iş performansı için benim yapabileceğim iyileştirmeleri aktarır mısın?" niteliğinde sorular sorarak geribildirimin yıldan yıla yapılan verimsiz bir toplantı olmasına engel olurlar. (Personelinizle sadece yılsonunda görüşün, ona patronun kim olduğunu gösterin. Mahvedin onu. Bütün yıl geri bildirim vermeden yaşatın, yıl sonunda da bütün sürprizlerinizle onu şaşırtın! Eteğinizde biriktirdiğiniz taşları bir kerede başından aşağıya dökün!)

Hata 8:
Eli bol hoca, notu kıt hoca sendromuna kapılmak
(oldukça tehlikeli bir sendrom tedavisi zor, ama imkansız değil.)

Kurum kültürü içinde bir bölümden diğer bölüme taşınan hikayeler sonucu yöneticiler kategorize edilip etiketlenmekteler. Bu etiketler sonucunda her bölüm içinde yöneticiler, elemanlarından ihtiyaçları olmayan baskılara direnmek veya baskılara göre davranmak zorunda kalmaktadırlar. Bunu önlemenin tek yolu daha şeffaf, tarafların kabul ettiği amaç birliği sağlanmış performans sistemleri ile çalışmaktan geçmekte.

Hata 9:
Etkin zaman yönetiminin sonucunda performans görüşmesi toplantılarımızı iptal etmenin önlenemez sonuçları


Kimse kendi hakkında geri bildirim almak ve vermek konusunda hazırlık yaptıktan sonra bu toplantının iptal edilmesini istemez. Hazırlık yapılmıştır ve bu hazırlık paylaşılmalıdır. Dolan bir rezervuarın boşalması gibi paylaşmanın yapılması kişide rahatlama hissi yaratır. Ayrıca verilen sözün tutulmaması, kişiler arasındaki güven ve performans sistemine verilen önemin göstergesi olarak algılanmaktadır.

Hata 10:
Değerlendirilen işin küçümsenmesi


“Ne olacak ki onun yaptığı iş! Müşteri telefonlarına cevap veriyor.” Bu işin performansı ne olur ki? Bir organizasyon yapısında bir iş varsa, onun mutlaka büyük, ana fotoğrafa katkısı tanımlanmış olmalıdır. (Bu iyi bir iş tanımından bahsediyor galiba.) Hiçbir iş, şirket yapısı için önemsiz değildir. Eğer önemsiz olduğunu düşündüğünüz bir iş varsa mutlaka gözden geçirin, belki de şirketinizin ana amacına hizmet etmeyen bir işle karşı karşıyasınızdır. O zaman, o işi nasıl yok edeceğinizi düşünmeniz gerekir.

Hata 11:
Şirketinizdeki tüm performans araçları herkesi her işi tam ve doğru olarak değerlendirmeye yaramayabilir


Şirketin Genel Müdürünü değerlendiren bir sistem ile üretimdeki ekip liderini ölçen sistem aynı olmamalıdır. Yaygın uygulamaya baktığımızda, genelde 2 veya 3 farklı sistem uygulanmaya çalışılmakta. Lütfen kendi bölümünüze ve yapılan işlere bakın. Mevcut performans sistemlerinin bunları değerlendirmediğini düşünüyorsanız hemen İnsan Kaynakları ile masaya oturup yenilerini düzenlemeye başlamalısınız. Artık gelişmiş organizasyonlarda her işe spesifik performans değerlendirme sistemleri kullanılmaya başlandı.

Son Söz:

Evet, yukarıda genelde karşılaşılan 11 ölümcül hatayı sizinle paylaştım. Bu hataların biri bile sistemlerin sağlıklı çalışmamasına sebep olabilir. Bunları lütfen düşünün.

Satış, pazarlama, lojistik, mali işler, insan kaynakları gibi birçok iş zor bir meslek olabilir ama karmaşık değildirler. Sadece işi anlayıp performansı tanımlayan temel kriterleri belirlemek önemlidir.

Ancak, ne kadar çok yöneticinin “ Performans yönetimi eğitimi aldım. Şimdi ne yapayım” diye sorduğunu bilseniz, inanmazsınız. Cevabım mı? HİÇBİRŞEY! Sorun yeni fikirler üretememek değil, “eski” fikirlerin hala işe yaradığının farkında olmamaktır.

Okuduğunuz metin ile ilgili “Ne zaman yeni bir şeyler duyacağız?” yanlış bir sorudur. Doğru olan soru ise, “Daha önce duyduklarımı, öğrendiklerimi nasıl uygularım?” dır.

Sizinle paylaştıklarım, sizin zaten bildiğiniz temel performans yönetim teknikleri, hatasız uygulamanızda başarılar diliyorum.

Öğrenim Yolu
— Öğrenmenin yolu tekrar etmektir.
— Neymiş?
— Öğrenmenin yolu tekrar etmektir.
— Pardon?
—… Tekrar etmek.
— Tamam anladım!
— Harika. Sizin için hazırlanan bu yazıyı okuyup bitirdiğinize göre şimdi tekrar okuyun!

R.Reha ABİ
Baraka Consulting Group


Tel.:

+90 212 275 75 22 (Pbx)
+90 212 275 75 23 (Fax)
Address:

Gazi Umur Pasa Sk.
No:10 D:5
Balmumcu
34349, Istanbul
TURKIYE
© 2007 Butun Haklari Saklidir